Kırmızı Pazartesi

Yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce işlenmiş bir cinayeti konu almış.

İşleneceğinden herkesin haberdar olduğu bir cinayet, bu cinayeti engelleyebilmek için garip bir biçimde hiçbir girişimde bulunmayan bir kasaba dolusu insan, hunharca katledilen Santiago Nasar ve onun kanıyla kırmızıya boyanan bir Pazartesi…

# #

Yazar: Gabriel Garcia Marquez

Çeviren: İnci Kut

Can Yay.

Sayfa sayısı: 120

Avare Yıllar

“Baba Evi” nin devamı niteliğinde Avare Yıllar.

Orhan Kemal hala Adana’da babaannesinin yanında yaşamaktadır. Okulu sık sık kırarak mahalledeki futbol oyunlarına ve türlü haylazlıklarına devam eden kahramanımız ve birkaç yakın arkadaşı, önce dokumacılık yapıp para biriktirmenin, sonra da İstanbul’a yerleşip orada yaşamanın hayalini kurarlar. Dokumacılık işi fazla uzun sürmez. Güç bela biriktirdikleri birkaç kuruşla İstanbul’a gelirler. Önceleri bu güzel şehre hayran kalırlar. Kömür ameleliği, garsonluk, simitçilik, ikişer buçuk lirasına maçlar yapan mahalle takımlarında boğaz tokluğuna futbolculuk yaparlar. Zamanla İstanbul’da barınamayacaklarını anlayıp tekrar Adana’ya dönerler. Zira güzellik karın doyurmamaktadır. Orhan Kemal içinde bulundukları bu yoklukta okula devam etmesinin bir lüks olduğunu düşünüp okulu bırakır.

Hayat mücadelesi asıl şimdi başlamıştır…

 


Yazar: Orhan Kemal
Epsilon Yay.
15. Basım
Sayfa sayısı: 128

Alice Harikalar Diyarında


Lewis Carroll tarafından ilk olarak 1865’te yazılmış hikaye, bir çocuk klasiği.

Alice, nehrin kıyısında otururken, beyaz bir tavşanın önünden hızla geçtiğini görür. Cebinden çıkardığı saate bakıp “Aman Tanrım çok geç kaldım, aman Tanrım çok geç kaldım!” diyerek nefes nefese koşan bu tavşanla başlar hikaye.
Alice gördükleri karşısında hayretler içinde kalır. Oturduğu yerden kalkıp tavşanı takip etmeye başlar. Tavşan, kocaman bir tavşan deliğine atlar ve gözden kaybolur. Alice de tavşanın peşinden atlar aynı deliğe ve uzun, karanlık bir koridordan yuvarlanarak aşağı doğru kaymaya başlar. Koridorun sonunda ulaştığı yer epey renklidir.

Bundan sonrası, konuşan hayvanlar, garip bitkiler, içtiği iksirlerle bazen büyüyen bazen küçülen kahramanımız Alice ve başına gelen ilginç olaylardan ibaret.
# #

Yazar: Lewis Carroll

Çeviren: Sinan Ezber
İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa sayısı: 128

Yeşil Peri Gecesi



Arka kapak:

"Güzelliğini zehirli bir sermaye olarak kullanan genç bir kadının hayattan öç almak için soyunmasıyla başlayan bir düşüş hikayesidir Yeşil Peri Gecesi. Modern toplumun ikiyüzlülüğüne, geleneklerin, alışkanlıkların zorbalığına direnen, “farkına varmış” ve bu nedenle acı çeken bir kadının, annesiyle hesaplaşamayan bir kız çocuğunun, okuyanı rahatsız eden ve belki de bu nedenle elinizden bırakamayacağınız öyküsü. Cumhuriyet elitlerinin düşkün kuşakları ile orta sınıfın can çekişen tutunamayanlarının karşılaştığı trajik bir karnavala dönüşen kapak kızının romanı, toplumun ve bireyin ruh haritasını en ince ayrıntısına kadar resmeden Ayfer Tunç’un güçlü anlatımıyla Türkiye’nin çürüyen yüzüne de ayna tutmaktadır.
 
Anne sevgisinden yoksun büyümüş, başkalarınca horlanmış, hep itilip kakılmış, unutulmuş bu küçük kız çocuğu, hayatına giren insanlardan, sadece babasını ve ilk aşkı tattığı Ali’yi sever… Gerisi “–mış gibi bir yaşam” dan ibarettir. Yaşı ilerleyip genç bir kadın olduğunda, yaşadığı tüm travmaların hesabını sorumlularına(!) bir bir ödetecektir. Bedeli her ne olursa olsun.
 
Alıntılar:

Osman’ı bağışlamam gerekiyordu. Başka türlü olamazdı. Başka türlü onunla olamazdım.  Allah’tan kolayca bağışlayabiliyordum. Bağışlayıp unutmak, hesaplaşmaktan çok daha kolaydı. Bağışlıyordun ve bitiyordu. Başını alıp gitmen, hayatını değiştirmen gerekmiyordu. Kaldığın yerden aynen devam ediyordun. Spotless mind oluyordun. Ne güzeldi! Sonsuz gün ışığı.

Neden yıllarca bir umut olarak tuttum seni içimde bilmiyorum diye düşündüm. Umut bile değildin aslında diye düşündüm. Ben bunca zamanı eskimiş, ama birbirine derinden bağlı iki sevgiliden biri gibi yaşamıştım. Her zaman cesaretsiz, her zaman arkada kalan, her zaman edilgin olan taraf. Sanki çiftin biri döneceğim diyerek gitmiş de, diğeri onu bekliyormuş gibi. Yıllarca çok saçma bir hali yaşamıştım seni bekleyerek. Hayata uymuyordu, ama aşka yakışıyordu.
Duygular an’dır. Gelir, geçer. İnsansak eğer, bir duygudan bir duyguya geçeriz. Her birinde sonsuza kadar kalacağımızı sanırız. Aşk mı? Hiç bitmeyecek ki… Ölüm mü? Hiç gelmeyecek ki… Ömür boyunca defalarca doğarız ve ölürüz.

Hayatta ben en çok babamı sevdim. Ben Ali’de babamı aradım. Sonra babam yaşındaki adamlarda Ali’yi aradım. Babamda eski babamı aradım. Bu zincir böyle giderken Osman bende annesini aradı. Ben kendimi annesiz hissettiğim için anne olmaya korktum. Benden iyi bir anne çıkmamasından, kendi parçamdan yaratacağım varlığın, sefillikte beni geçmesinden korktum. Doğurmadım. Ama Osman’ın annesi oldum. Osman’ın annesi olduğum anlar, bir sonraki güne uyanmama yaradı.

# #
Yazar: Ayfer Tunç
Can Yayınları
Sayfa sayısı: 472

Ben de Çocuktum




Aziz Nesin’in yoksulluk içinde geçen çocukluk yıllarını samimiyetle anlattığı duygu yüklü bir kitap… Kitabını toplam 36 farklı hikayede toplayan yazar, yoksulluğun kendisini “toplumcu” yaptığını söylüyor.

Ben şimdi çocukluğumu anımsadıkça anılarımdan mutluluk duysam da, gerçekte mutlu bir çocukluk yaşamadım. Hatta çocukluğumu bile yaşayabildiğim sayılmaz. Ama yine de bana o günlerimi düşünmek, şimdi buruk bir tat veriyor.

Yazar: Aziz Nesin
Adam Yayıncılık
Sayfa sayısı: 104